[Flash 9 is required to listen to audio.]
313 plays

Çocukken; oyuncaklarım başkalarına verileceği zaman oyuncağın geri takılabilecek bir parçasını koparıp dolabımda saklardım.

Sırası geldiğinde ya da vazgeçtiğimde sahip olduğum her şeyi paylaşmak istiyordum ama tamami ile başkasına ait olmasını istemiyordum.

…….

Başka çocuklara verilen oyuncaklarımın her bir parçasını yıllarca koparıp dolabımın gizli alt bölmesinde sakladım. Giyisi dolabımın bir bölümü 10 yıl içerisinde oyuncak parçaları ile dolmuştu, ve ben artık büyümüştüm..


Yıllar sonra, parçalarını topladığım oyuncaklarımı aramaya koyuldum. 

Bulabildiğim bebeklerim ya tek kolluydu ya da tek bacaklıydı.. 

Babamın aldığı, anatomi bebeğinin ise sadece kalbini saklamıştım. 

BÜYÜDÜKÇE..

“Büyüyünce ;  insanların da bir parçasını koparıp kalbime yerleştiriyor, arkama bakmadan onları ateşe bırakıyordum. “

Sana bit diyen kimdi ben sadece git demiştim.


Yalnız Büyür İnsanlar / Neşe Tuana

[Flash 9 is required to listen to audio.]
525 plays

‘Sensiz kalmak için’ başkalarına sığınmak diye bir hastalık var bayım,

Seni özlemek, noktalanmış satırlarına sığınmak, kağıda dökülen damlalara sığınmak..

Senden kaçmak için şiirleri ertelemek diye bir kaçış var bayım..

Seni özlememek için dinlemekten vazgeçilen şarkılar var bayım..

Hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz ömürlük bir yeriniz var bayım.

Sizsiz ağlayan bir kız var bayım..

Korkaksınız siz bayım..

Sizden kaçan sizi çok seven bir aptal var bayım.

Siz hep yalnızsınız bayım..

Sizinle ağlayan bir kız var bayım,

Sizsiz ama sizle.

Beraber yapabildiğimiz tek şeyi yapıp;

Ölüyoruz ‘beraber’ bayım.

Tanrı, bedenini cennete bıraktı; şansına yürüdün, ölüm yoktu, düşersen uçurumdu.

Neşe Tuana

[Flash 9 is required to listen to audio.]
313 plays


Bir yerde bekleyen bir şeyler var, öyle zor ki ışıkların arkasında güneşi aramak, karanlıktan çıkacak ebedi güneşi beklemek..

Gözyaşlarını sıkıştırdığın karanlık, hayallerinin dipsiz kuyularında derinleşerek çığ gibi büyüyor. Neredesin? Güneşimiz de kaybolmaya başladı. Kavuruyor bu özlem bizi.. Gözlerin gözlerimin içinde, karanlıklarım yok oluyor seninle beraber..

Gülüyorsun; yine gözlerimin içinde, ağlıyorum; damlalarım oluyorsun, çirkinliklerime sarılıyorsun, ben oluyorum sendeyken, ‘biz’ oluyoruz.. Yeni bir özne oluşturuyoruz; ’ ikimiz’

Herkes farklı görüyor nirühurum..  Hayır, hayır.. Bize güneş, bize aydınlık.. gece yok, gece asi, gece aydınlık.. ‘sensiz senli’ geceler..

Nirühurum..

“Mutlu Aşk Yoktur’ demişti bir zamanlar yaşlı bir amca.. Yaşarken, bütün cümlelerimi yarınlara, öylesine devrik döşedim ki, ‘mutlu aşk yoktur’ kayboldu.. “

Neşe Tuana / Kayboluşlar

Hayattan ‘anıları’ alın geriye ne kalır ki?

Hayattan ‘anıları’ alın geriye ne kalır ki?

[Flash 9 is required to listen to audio.]
80 plays

 
Ve bunu da yazdım..

Çünkü o bir aykırılıklar adamıydı, kendi cinsinin aynısına âşık oluyordu.

Onu tanıdığında emsalsiz bir karanlığın ve aydınlığın elini tutmuştu.

Sorgulamaya başladı elindekileri..

Dudağına dokunduğunda; ruhunun serin haneleri de ortalığa saçılmıştı.

Gizleyecek hiç bir şeyi kalmamıştı.

Bağırıyordu;

Dudakların bir çığlık..


“Benim misin sen?” dedi adam, kadına.

Kabullenemiyordu, öylesine bir düştü ki..

Belli ki adam o gün hayatına doğan güneşten sonra bir başkasıydı..

Bir zamanlar  topraktan gelen bütünlüğün o gün bilmediği bir şey vardı;

Ona doğumundan sonra  nasıl olmasını gerektiği söyleyen bir harita verilmemişti.

“Sürrealist yaklaşımın etkin bakışlarına kıstırılıp kalmıştım, üstelik olmayan toprağın kokusunu içime çeke çeke yaşamak güzeldi..”

Kabul edilememişler / Neşe Tuana

HER MISRANDA BEN VARIM…

Ben bir şiirim zaten..
Şairimin kalemine bakıyor her şey..
Ben şairine aşık bir şiir…
Kalemini bile kırsa beni sevdiğinden derim..
Şairin şiiriyim ben.. Her satırı benim,
Her satırı benim, benimdir her satırı..
Her noktada tekrar heycanlanırım..
Yaz beni, güzel yaz, bir hayat ver diye..
ağlat beni, güldür beni..
üz beni..
Ama gitme..
Ben aşığım..
Ben mısrayım..
Fırtınalı denizlerden berrak sulara koşan..
Karanlık bulutlardan, gizlenen Güneşe bakan.
O benim işte..
Mısralarıyım ben şairin.. Şairine aşık ben..
Üzse de, sevse de… O benim şairim.
Ben ona aşığım…
yeter ki gitmesin, beni bırakmasın
Bırakmasın beni noktasız..
Noktasız hayat bilinmeyen bir uzayda kaybolmak.
Yeni bir başlangıca giden bir cümlenin hiç olmaması demek..
Beni noktasız bırakma ki, her yeni cümlende yeni bir ümit dileyim.
Virgülleri bana bırak..
Her virgülde seni güldürürüm..
Her virgülde huzuru hatırlatırım..
Sen noktaları koy..
Hiç son olmasın..

ANONIM.

[Flash 9 is required to listen to audio.]
52 plays

Dünyanın en Romantik Çifti Kumsalda Oturmuş Denize ve Dalgalara Bakıyorlar

Sevmiyorsan gelmeyeceksin bana,

Gözlerim güzel diye yüzüme bakmayacaksın

Alacaksın,

İliklerinde saklayacaksın beni

Damarında yaşayacağım

Nakli imkânsız iliklerin gibi olacağım..

Senin yanında çirkin de olacağım,

Sevimsiz de..

Kirpiklerimin uzunluğuna aldanmayacaksın

Kalbime bakacaksın..

Gözlerimin içine..

Güzel gözlerim çapaklı da olacak..

Yalnızca ‘yalnız’ olmayacağım..

Çirkinken de sadece senin, güzelken de sadece senin olacağım..

Sevmiyorsan gelmeyeceksin bana

Korkacaksın..

Bileceksin ki;

Yanımdan gittiğinde hayatın darmadağın olacak..

Sevmiyorsan gelmeyeceksin bana

‘“Birleşmeyecek ise kesiştirmeyeceksin yollarımızı”

Birleşmeyeceği halde kesiştiriyorsan,

Zorluyorsan;

Bileceksin ki ben gitmek istediğim zaman sen bir hiç olacaksın..

“Keşke bütün insanlar bu kadar açık olsa, dibinde taşı görünen denizler gibi, şeffaf, yalın, net ve yakın..”

Ve keşke bütün insanlar gerçekten kendini tanısa..

Bir düş/Neşe Tuana